top of page

SU DEPOSU


“Su deposuna gidelim” demişti Şişman Şehirli Çocuk amcaoğluna… Küçük Köylü Çocuğa Babası yasak demişti “Yazır yoluna inmek”. Ama Küçük Çocuk amcaoğlunu kırmak istemedi. Zaten Babası da işte olduğundan onları göremezdi. Beraber su deposunun uzun borusunun altında ıslanmaya başladılar. Yaramazlığın hat safhalarındaydılar. Islanıp hasta olmanın yanında Karacasu’nun Yazır köyüne giden o yol onlar için baya tehlikeliydi. Çünkü oradan geçen arabalar çok hızlı geçiyorlardı. Islandıkları su deposu da İtfaiyeye ait olduğundan aslında masum da olsa ciddi bir tehlike içerisindeydiler. Şişman Çocukla amcaoğlu Küçük Çocuk bir oraya bir buraya koşturuyorlar ıslandıkça ıslanıyorlardı. Hasta olmak umurlarında bile değildi. O kadar ıslanmışlardı ki içlerindeki külotları bile şımşırık olmuştu. Su deposunun yanında kontrol odasına çıkan bir merdiven vardı. Küçük Çocuk bu merdivene çıktığı sırada amcaoğlu onu suyun altında ıslanarak bekliyordu. Şişman Çocuk gözlerini kapatıp kollarını yanlara açarak haylazlığın tadını çıkardığı sırada yanında beyaz bir murat124 durdu. Kafasını çevirip baktığında gözlerine inanamadı. Küçük Amcası ona bakıp ne yaptığını sordu. Ve kafasını diğer yana çevirdiğinde ise kendi küçük oğlunun da aynı haylazlığı yaptığını görünce siniri tepesine çıkmış olacak ki yetişmesi gereken iş görüşmesini unutup küçük çocuğa kızmaya başladı. Küçük çocuk inmemesi gereken o tehlikeli yola inmiş üstelik onu da kandıran kendisinden sadece iki yaş büyük amcasının oğluydu. Sinirli Baba hızını alamayıp “Doğru bizim eve gidiyorsunuz! Ben arabayla gideceğim siz benden önce oraya varacaksınız!” dedi. Olacak iş değil iki çocuk bir arabadan nasıl daha önce eve varacaktı? Öfkeli adam o kadar kızmış olacak ki böyle bir şeyi iki çocuktan istiyordu. Küçük Çocuk bir anda koşmaya başladı çünkü biliyordu eve gitmezse yiyeceği dayağı. Ama Şişman Çocuk amcasından ne dayak yemişti o güne kadar ne de kızdığını görmüştü. Küçük Çocuk pire gibi hızlı adımlarla ilerlerken arkasında parke taşlarına takılan Şişman Çocuk vardı. Küçük Çocuk koşmaya devam ederken önce kahvehaneyi geçti. Arkasından ekmek fırının önünden geçti. Babası arabayla arkasındaydı. Şişman çocuk amcasının ona bir şey yapmayacağını bildiğinden koşuyordu ama bu koşuş biraz köftiydi. Amca beyaz murat124 inde oğluna ve yeğenine bağırıp çağırıyor eve bir an önce varmalarını söylüyordu. Küçük Çocuk nihayet evlerinin bulunduğu o uzun yokuşa çıkmıştı. Babası arkasından gelmeye devam ediyordu. Ama Şişman Yeğen daha yokuşa ulaşamamıştı bile. Sonunda küçük oğlan eve girip kendini “Anne!” diye bağırarak annesinin arkasına atmıştı. Babası çok korktuğu için oğluna bir ders vermek istiyordu. Çünkü su deposu yolundan itfaiye araçları su doldurduğu için oğluna ve yeğenine bir şey olabilme ihtimalini düşünüyordu. Baba evin kapısını açınca bir de ne görsün. Bütün Mahalleli onun evinde. Girmesiyle çıkması bir oldu. Şişman yeğense Babaannesinin evinde almıştı soluğu. Amca sadece onu uzaktan görüp arabasına binmişti. Ağabeyinden çekinmiş olacak ki yeğenine bir şey yapmamıştı. Küçük çocuğa Baba korkusu Şişman yeğeneyse Amca korkusu o gün için yetmişti. Aradan o kadar zaman geçtikten sonra bile bu su deposu hikâyesi onların aklında hoş bir anı olarak kaldı.

Aydın/2020

5 görüntüleme0 yorum

Son Yazılar

Hepsini Gör

Opmerkingen


bottom of page